Ingmar Bergman Sineması

Tarih: 7 Şubat 2010   Yazar: admin  |  3.352 kez okundu

Bergman 14 Temmuz 1918’de İsveç Upsala’da doğmuştur.Babası İsveç Kraliyet ailesinin Protestan bir papazdı.Çocukluğunda yaşadığı yerdeki sinemada makiniste yardımcı oluyordu.Stockholm üniversitesi tarih ve edebiyat fakültesinde eğitimin aldı aynı zamanda  tiyatroyla ilgilendi.eğitimini tamamladıktan sonra tiyatro yönetmenliğine başladı.sahneye 100′ün üzerinde oyun koydu ve 11 tiyatro oyunu,bir o kadar da radyo oyunu yazdı.

1944′de Helsingborg Şehir Tiyatrosunun yöneticisi olan Bergman, aynı yıl ilk senaryosunu da yazdı.Bu senaryo  “’Frenzy’ (Çılgınlık)”, Alf Sjoberg tarafından çekildi.1945′te bir tiyatro oyununun uyarlaması olan Krisisle(bunalım) yönetmen olarak ilk filmini çekti.filmde,ikinci dünya savaşa sonrası İsveç’e özgü hayatın bunalımlarını anlattı.

Daha sonraki filmlerinde savaş sonrası umutsuzluğunu,intiharlar ve dinsel bağlılığın sarsılışlarını anlatmıştır.

İngmar Bergman, uluslararası üne, ancak 1951 ve 1953 yıllarında yönetmenliğini yaptığı, aşk hikayeleri ‘Yaz Oyunları’ ve ‘Monika’ filmleriyle kavuştu.

1956 Cannes Film Festivalinde Bir Yaz Gecesi Gülümsemeleri jüri ve seyirci tarafından çok beğenildi. Jüri diğer iyi filmler yüüznden bu filme özgü bir ödül yaratmak (Şiirsel Hiciv Ödülü) zorunda kaldı.Daha önceleri sadece erotik filmleriyle bilinen İsveç sinemasını Dünya’ya tanıtmış oldu.

1957 Yapımı ‘Yedinci Mühür’le, İngmar Bergman, sanat ve felsefe ağırlıklı çağdaş sinemanın en önemli yönetmenlerinden biri olduğunu kanıtladı. 1957 Cannes Film Festivali’nde gösterildikten sonra bütün Avrupa’da yankı uyandırdı.

Yedinci Mühürde, haçlı seferleri’nden mutsuz ve inançsız dönen bir şövalye’nin İsveç topraklarına çıktıktan sonra karşılaştıkları veba salgını, vebadan kaçan insanlar ve yollarının kesiştiği bir sokak tiyatrosu ekibi anlatılıyor.Film dekorlarından çekimleirne kadar bir tiyatro eseriymiş gibi gözüküyordu.Oyuncular aynı kare içinde birbirinden bağımsızmış gibi hareket edebiliyordu.Diyaloglarda bir şiirsellik vardı ve gerçekçilikten çok duygular önce plandaydı.Filmde gösterilen metafizik öğeler sadece bir gizemlilik ve şaşırtıcılık olsun diye kullanılmamış,hepsinin sembolikte olsa birer anlamı vardır.

‘Yedinci Mühür’ün en unutulmaz sahnelerinden biri, ölümle satranç oynama sahnesidir. Bergman, bu filmin çekimleri sırasında “ölümden çok korkuyor olduğunu” anlatmıştı.

Şövalye çok zeki bir adam olmasına ve iyi bir satranç oyuncusu olmasına rağmen oyunu kazanamayacaktır; istediğiniz hamleyi yapın, istediğiniz stratejiyi yürütün ama ölüm karşısında galip gelemezsiniz. sırf bu satranç oyunu bize bunu gösterebilmektedir.

Bergman için sinemaya psikolojiyi bilerek sokan,filmlerin psikolojik bozuklukları olan oyuncuları oynatan ilk yönetmenlerdendir.Bergman filmlerinde hep tanrıyla insan arasındaki çatışma durumu vardır.Tanrının aradan çekilmesiyle oluşan boşlukta duyguların yanında dilini de yitiren insanın hayata bir anlam verememe çaresizliğini anlattı.Varoluşsal sorgulamalar, geri dönüşler,ruhsal bunalımlar filmlerinin karakteristik özelliklerindendir. İsveç televizyonuna verdiği bir röportajda “bazı filmlerimi izlerken sinirlerim bozuluyor, ağlayacak gibi oluyorum. Çok korkunç bir şey bu…” demiştir.

Babası tarafından gördüğü baskı ve cezalandırılma korkusunu sinema hayatında bir çok kişilikle,farklı filmlerde işlemiştir.İnsan ilişkilerindeki zorlukları,ölümlüğü,ruhani arayışları anlattığı filmlerde kendini anlatmıştır aslında. Bu yüzden toplumsalcı değil kişiselci olduğu için eleştirilmiştir.

Bergman filmlerinde kadınların tarafını tutmuştur hep.Kadınlara açıkça ayrıcalık tanır, galip gelmesini sağlar. Liv Ullmann, Max von Sydow gibi değişmez kült oyuncuları vardır ve filmlerini kronolojik olarak izlersek aynı kişilerin zamanla nasıl yaşlandığı fark edilebilir.

Filmlerinde kamera hareketlerinin etkilerinin yanına bazen bir oyuncunun yüzüne sabitlenip öylece kalan sahnelerle anlatımı güçlendirmiştir.Film dekorları tiyatrodan gelmesinin mükemmeliyetçiliği taşımaktadır.

İngmar Bergman 30 temmuz 2007de 89 yaşında hayata veda etmiştir.

Bergman’dan sözler:

”Elimden gelenin en iyisini anında yapmaktan başka bir ahlakî kaygım yok. Korku, kararsızlık ya da fosilleşme, sanat alanında yeteri kadar şeye damgasını vuruyor ya da çarpık teoriler doğuyor.”

”Hep Eugene o neill’in ünlü sözünü anıyorum: ‘insanın Tanrı ile olan ilişkisini ele almayan tüm dramatik yapıtlar önemsizdir.’

Yani her türüyle sanat, bir etik sorunudur. Hıristiyanlığı ben ana sütüyle birlikte emdim. Onun kimi arketiplerinin bilincimin derinliklerinde çakılıp kalmış olması, kimi olayların ve davranışların Hıristiyanlık öğretisine uygun olması doğaldır.”

”ister inançlı olayım ister inançsız, ister Hıristiyan olayım ister putperest, ovada yükselen o katedralin yaratıcı sanatçılarından biri olmak isterim. Çünkü varlığımın bir bölümü, canavar veya şeytan, önemi yok, o bütünün görkemi içinde yer almış olacak.”

”Benim için birinci emir şu: Her zaman ilgi çekici ol. Seyirci benden bir duyuş, bir duygu, bir neşe, yeni bir canlılık bekleme hakkına sahiptir. Bunun için her yol mübahtır: Başarısızlık yolu dışında. Kendi kendine karşı dürüstlük ve başdönmesi, esinimiz için gerekli olan şeylerdir.”

”insan yüzü, çalışmamızın çıkış noktasıdır. Kamera tümüyle nesnel bir gözlemci gibi yaklaşmalıdır ona. Aktörün en güzel ifade aracı bakışıdır. Sadelik, konsantrasyon, ayrıntı titizliği… işte her sahnenin ve sonunda bütünün değişmez öğeleri bunlar olmalıdır.”

“Sinema beni büyülüyor. Ancak ben sinemasız da yapabilirim, ama tiyatrosuz asla olamam” demişti.

Bergman Filmleri Kronolojisi

1945 – Kris (Bunalım)

1946 – Det regnar pa var Körlek (Aşkımızın Üstüne Yağmur Yağıyordu)

1947 – Skeep till Indialand (Hindistan’a Giden Gemi ya da Kaybolan Kızlar Limanı)

Musik I mörker (Cehennemi Karanlıkta Müzik)

1948 – Hamnstad (Liman Kenti)

Fangelse (Zindan)

1949 – Törst (Susuzluk)

1949 – Till gladje (Neşeye Doğru)

1950 – Sommarlek (Yaz Oyunları)

Sant hander inte hër (Burada Yapılmayan Türden Bir Şey)

1952 – Kvinners väntan (Kadınların Bekleyişi)

Sommaren med Monika (Monika ya da Monika’yla geçen Yaz)

1953 – Gycklarnas afton (Gezgincilerin Gecesi).

1954 – En Lektion I Kärlet (Bir Aşk Dersi)

1955 – Kvinnodröm (Kadın Düşleri)

Sommarnattes Leende (Bir Yaz Gecesi Gülümsemeleri)

1956 – Det Sjunde inseglet (Yedinci Mühür)

1957 – Smultronstället (Yaban Çilekleri)

Nära livet (Yaşamın Eşiğinde)

1958 – Ansiktet (Yüz)

1959 – Jungfrukällen (Kaynak)

1960 – Djävulens Öga (Şeytanın Gözü).

1961 – Säsom i en spegel (Aynadaki Gibi)

1962 – Nattvärdsgâterna (İbadet Edenler)

1963 – Tystnaden (Sessizlik)

1964 – För att inte tala om alla dessa kvinnor (Bütün O Kadınlardan Söz Etmeden).

1965 – Daniel (Daniel)

1965 – Persona (Persona)

1967 – Vargtimmen (Kurtların Saati)

1968 – Skammen (Utanç)

1968 – Riten (Ayin)

1969 – En Passion (Bir Tutku)

1970 – The Touch (Temas)

1972 – Viskningar och rop (Çığlıklar ve Fısıltılar)

1973 – Scener ur ett äktenskap (Evlilik Yaşamından Sahneler)

1974 – Trollflöjten (Sihirli Flüt)

1975 – Ansikte mot ansikte (Yüz Yüze)

1977 – Das Schlangenei (Yılanın Yumurtası)

1978 – Son Bahar Sonatı

1979 – Farö-Doküment 1979 (Farö Adası)

1980 – Aus dem Leben der Marionetten (Kuklaların Yaşamından)

1983 – Fanny och Alexander (Fanny ve Alexandre)


    Bu yazı için daha yorum yapılmamış.
    İlk yorumu siz yazmak istermisiniz?

Yorum yazmak istermisiniz?

Sorbize RSS Beslemesi    Sorbize E-Posta Aboneliği    Sorbize'yi Facebooktan Takip Edin    Sorbize'yi Twitter'dan Takip Edin    Abone

Yazılar E-Posta'na Gelsin:

durmaplay sanalsaray oyunlar Burçlar Rüya Tabirleri

  • ukash al
  • Ofis bölme
  • OSGB
  • Sorbize.com bir çok kategoride güzel ve özgün makaleler okuyabileceğiniz güncel web 2.0 bir blogdur.
    © Tüm Hakları Saklıdır.
    Bu websitesi DMCA Protection ile lisanslanmıştır. Yazılar kaynak belirtilmeden kullanılamaz.